Yaratıcı Yazarlık hakkında düşündüklerimi paylaştığım yazıdır...İyi okumalar.
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/yaratici-yazarlik-59362
8 Eylül 2012 Cumartesi
5 Eylül 2012 Çarşamba
"Ne Okumalı"ydı,Olmadı
Metin Kurt'un güzel anısına...
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/ne-okumaliydi-olmadi-58770
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/ne-okumaliydi-olmadi-58770
11 Ağustos 2012 Cumartesi
“Yaratıcı Yazarlık” Mevhumu
"Yaratıcı Yazarlık" konusuyla ilgili soL'da yayınlanan yazıdır:
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/yaratici-yazarlik-mevhumu-58254
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/yaratici-yazarlik-mevhumu-58254
Zehirini akıtan yazar: Haydar Karataş
Haydar Karataş'ın "Gece Kelebeği" ve "On İki .Dağın Sırrı" romanları ve romancılığı üzerine soL'da yayınlanan yazıdır:
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/zehirini-akitan-yazar-haydar-karatas-57604
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/zehirini-akitan-yazar-haydar-karatas-57604
16 Temmuz 2012 Pazartesi
Elif Şafak Hakkında Özeleştiri: Son Şövalye Cervantes'le Öldü
30 Haziran 2012 tarihinde soL'da yazdığım ve "Elif Şafak edebiyatın Serdar Ortaç'ıdır" temalı yazım için verdiğim özeleştiridir!
İyi okumalar,
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/son-sovalye-cervantesle-oldu-57039
İyi okumalar,
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/son-sovalye-cervantesle-oldu-57039
1 Temmuz 2012 Pazar
"Elif Şafak, Edebiyatın Serdar Ortaç'ıdır."
30 Haziran 2012, Cumartesi günü soL Haber Portalı'nda yayınlanan "Yaz Sezonu Başladı (Bir Tatil Yazısı)" başlıklı yazımdan sonra başlayan tartışmalar (takip edebildiğim kadarıyla) ve yazı hakkındaki eleştiri/yorumların yapıldığı sitelerin linkleridir:
Yazıya ulaşmak için:
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur/yaz-sezonu-basladi-bir-tatil-yazisi-56445
İlgili haberlere ulaşmak için:
http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/huseyin-cukur-yazdi-elif-safak-edebiyatin-serdar-ortacidir-haberi-56448
http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=elif+%C5%9Fafak+edebiyat%C4%B1n+serdar+orta%C3%A7%27%C4%B1d%C4%B1r
http://www.uludagsozluk.com/k/elif-%C5%9Fafak-edebiyat%C4%B1n-serdar-orta%C3%A7-%C4%B1d%C4%B1r/
http://www.itusozluk.com/goster.php/elif+%FEafak+edebiyat%FDn+serdar+orta%E7+%FDd%FDr
http://www.kadinhaberleri.net/index.php?content_view=29174&ctgr_id=32
http://dolusozluk.com/?i=80427
Etiketler:
Elif Şafak,
İntihal,
Serdar Ortaç,
Şemspare
soL Yazıları
15 günde bir Cumartesi günleri soL Haber Portalı'nda yayınlanan yazılarıma şu linkten ulaşabilirsiniz:
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur
http://haber.sol.org.tr/yazarlar/huseyin-cukur
18 Mart 2012 Pazar
Kendine Kıvrılan Ok'u Yazmak
»Genç bir şair için sancılı aşamalardan biri olan ilk şiir kitabınız "Kendine Kıvrılan Ok" yayınlandı. Kitap ne kadar sürelik bir çalışma sonucu ortaya çıktı?
Sancılı bir aşama olduğu doğru. Bu sancının sağladığı ağrılardan ilki; şairin üretiminin dışında gelişen basım aşamasından kaynaklanıyor. İlk kitabını yayımlamak isteyen ve belli bir “yazar çevresi” olmayan genç şair, maalesef, önce yıkılması gereken bir tabular vitriniyle karşılaşıyor. Çıraklığını rafa kaldırmış, “geçmişinden pişmanlar” kahvesinin usta ama yalnız şairleri ise, çıraklığını yaşamak isteyen genç şairlerin önünde yıkılması zor bir duvar gibi inatla dikiliyorlar. Bu da ikinci ve önemli diğer ağrıdır. Tabii bundan gocunmamak gerekiyor. Ancak sancının kendisi, saydığım bu unsurların birleşiminden oluşuyor.
10 Mart 2012 Cumartesi
Yeni Doğan Bir Aşka Güzelleme
(henüz adı konmamış bir kitabın,adı belli bir direniş için sakladıklarındandır.)
unutulmuş mağara ağzın kelimeler örümcek ağı
unutulmuş balkon uçurumunda unutulmuş kuru çiçek
burnun diyorum o iki küçük kemer deliği
diyorum burnun
kaşlarının döküldüğü şelale
ey buzu eriten balığı pişiren tuz
sen ey gözyaşının tadı olan
bağışla bizi kendi denizimize
dökülmeden bakmaya geldik
tatlı bir su idik
senden hakkımızı almaya geldik
unutulmuş anahtar deliği gözün bakmaların gizli saklı
unutulmuş mazgal uçurumunda unutulmuş gazoz kapağı
ayakların diyorum o iki küçük kaldırım
diyorum ayakların
bırakmış kendini diğerinin üstünde
bildikleri bir şey olmalı
unutulmuş mağara ağzı
uçurumda kuru çiçek
gözlerin diyorum gözlerin
masa üstünde iki sigara yanığı
unutulmuş mağara ağzın kelimeler örümcek ağı
unutulmuş balkon uçurumunda unutulmuş kuru çiçek
burnun diyorum o iki küçük kemer deliği
diyorum burnun
kaşlarının döküldüğü şelale
ey buzu eriten balığı pişiren tuz
sen ey gözyaşının tadı olan
bağışla bizi kendi denizimize
dökülmeden bakmaya geldik
tatlı bir su idik
senden hakkımızı almaya geldik
unutulmuş anahtar deliği gözün bakmaların gizli saklı
unutulmuş mazgal uçurumunda unutulmuş gazoz kapağı
ayakların diyorum o iki küçük kaldırım
diyorum ayakların
bırakmış kendini diğerinin üstünde
bildikleri bir şey olmalı
unutulmuş mağara ağzı
uçurumda kuru çiçek
gözlerin diyorum gözlerin
masa üstünde iki sigara yanığı
3 Mart 2012 Cumartesi
"Bir An Bin Parça" ve "Yazgıcılar" Üzerine Düşünceler
Enver Aysever, tiyatro, televizyon programı ve Birgün gazetesindeki köşe yazarlığının dışında; tiyatro oyunları, deneme, öykü kitapları da olan üretken bir yazar. Yazgıcılar, ikinci ve son romanı.
Yazgıcılar’a geçmeden önce, 2007’de Yunus Nadi Roman Ödülü’nü alan ilk romanı “Bir An Bin Parça”dan bahsetmek; iki roman arasındaki benzerlik ve farkları ortaya çıkarmadan önce faydalı olacaktır.
12 Şubat 2012 Pazar
Tanıklık Üzerine (Henüz adı konmamış bir kitabın, adı belli bir direniş için sakladığıdır.)
25 şubat
samsun tekel işçilerinden hamdullah uysal, bu sabah bir cipin çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
sabah saat 05.30 sularında samsun tekel işçilerinden hamdullah uysal, gece tuttuğu nöbet sonrası çadırlara komşu mithat paşa caddesi’nden geçmeye çalışırken bir cipin çarpmasıyla yaşamını yitirdi.
mithatpaşa caddesi'nin tuna caddesi kavşağı yakınında yolun karşısına geçmek isteyen hamdullah uysal'a (39), ulus yönüne seyreden, n.ö'nün kullandığı 06 gma 93 plakalı cip çarptı. uysal, kaza yerinde hayatını kaybetti.
tanıklık üzerine
çünkü insan yalnızken katettiği yollardan
ne zaman geri dönse yeni bir haber getirir
edip cansever
kalemi bıçakla bilediğim bir sabahtı
siz yoktunuz, komşular yoktu, başkaları vardı
adımlarını ağır bir kapıyı aralar gibi hesaplayan
elleri çiçek saklar gibi bellerinde başkaları vardı
su damlaları kadar birbirinden ayrışan
siz yoktunuz, komşular yoktu, ben vardım
o sabaha kadar hiçbir yazıya alıntıyla başlamadım
bir klarnetçiydim sanki
insanlar gelir ve karşımda limon yiyip giderlerdi
ya da yağmura tutulan çamaşır ipiydim
benden kaçırılan çamaşırlara ağlayan
kalemi bıçakla dişlediğim bir sabahtı
kim vardı kim yoktu bugün gibi aklımda
dul bir kadın
merdiven yıkarken yüzüğünü özlerdi sabaha karşı
bıçkın, çiroz için uskumru dizerdi ipe
“bir aşkı otellerden uzak tutmalı” diyen platonik
nereye çiy bırakacağını bilen rüzgâr
sonra ben ve başkaları vardı
siz yoktunuz, komşular yoktu
yolcusunu savurdu dönmedolap, görmediniz
kalemi bıçakla kanattığım bir gece yarısıydı
o sabaha kadar hiçbir soruya alıntıyla başlamadım
her yeni mezar neden yanındakinden ödünç alır toprağı?
samsun tekel işçilerinden hamdullah uysal, bu sabah bir cipin çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
sabah saat 05.30 sularında samsun tekel işçilerinden hamdullah uysal, gece tuttuğu nöbet sonrası çadırlara komşu mithat paşa caddesi’nden geçmeye çalışırken bir cipin çarpmasıyla yaşamını yitirdi.
mithatpaşa caddesi'nin tuna caddesi kavşağı yakınında yolun karşısına geçmek isteyen hamdullah uysal'a (39), ulus yönüne seyreden, n.ö'nün kullandığı 06 gma 93 plakalı cip çarptı. uysal, kaza yerinde hayatını kaybetti.
tanıklık üzerine
çünkü insan yalnızken katettiği yollardan
ne zaman geri dönse yeni bir haber getirir
edip cansever
kalemi bıçakla bilediğim bir sabahtı
siz yoktunuz, komşular yoktu, başkaları vardı
adımlarını ağır bir kapıyı aralar gibi hesaplayan
elleri çiçek saklar gibi bellerinde başkaları vardı
su damlaları kadar birbirinden ayrışan
siz yoktunuz, komşular yoktu, ben vardım
o sabaha kadar hiçbir yazıya alıntıyla başlamadım
bir klarnetçiydim sanki
insanlar gelir ve karşımda limon yiyip giderlerdi
ya da yağmura tutulan çamaşır ipiydim
benden kaçırılan çamaşırlara ağlayan
kalemi bıçakla dişlediğim bir sabahtı
kim vardı kim yoktu bugün gibi aklımda
dul bir kadın
merdiven yıkarken yüzüğünü özlerdi sabaha karşı
bıçkın, çiroz için uskumru dizerdi ipe
“bir aşkı otellerden uzak tutmalı” diyen platonik
nereye çiy bırakacağını bilen rüzgâr
sonra ben ve başkaları vardı
siz yoktunuz, komşular yoktu
yolcusunu savurdu dönmedolap, görmediniz
kalemi bıçakla kanattığım bir gece yarısıydı
o sabaha kadar hiçbir soruya alıntıyla başlamadım
her yeni mezar neden yanındakinden ödünç alır toprağı?
16 Ocak 2012 Pazartesi
Kitaplar Arasında #23
Bu haftaki programda, Ocak ayında doğan ve 110. yaşını kutladığımız Nâzım Hikmet'in; yaşasaydı 64. doğumgününü kutlayacağımız Arkadaş Zekai Özger'in ve 9 Ocak 1990'da kaybettiğimiz Cemal Süreya'nın şiirleri konuk ediliyor.
http://radyo.sol.org.tr/program/233
http://radyo.sol.org.tr/program/233
9 Ocak 2012 Pazartesi
Kitaplar Arasında #22
Programın bu haftaki konuğu Ahmet Şık'ın "Dokunan Yanar" kitabı. Ocak ayında katledilen gazeteciler Metin Göktepe, Hrant Dink ve Uğur Mumcu'nun anısına...
http://radyo.sol.org.tr/program/228
http://radyo.sol.org.tr/program/228
2 Ocak 2012 Pazartesi
Cumhuriyet'in Romanı Var Mıydı?
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi bünyesinde, belirli konu başlıklarında düzenlenecek olan “Yuvarlak Masa Toplantıları”nın ilkinde, “Birinci Cumhuriyet’in Romanı Var mı?” konusu ele alındı. Kaan Arslanoğlu, Nihat Ateş ve Hüseyin Çukur’un katıldığı toplantının moderatörlüğünü Asaf Güven Aksel yaptı.
http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/cumhuriyetin-romani-var-miydi-haberi-50017
Metnin tamamına ulaşmak için: http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/nhkmden-cumhuriyetin-romani-var-miydi-tartismasi-haberi-50024
http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/cumhuriyetin-romani-var-miydi-haberi-50017
Metnin tamamına ulaşmak için: http://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/nhkmden-cumhuriyetin-romani-var-miydi-tartismasi-haberi-50024
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)