Bu bir “blog” değil, “blog üzerinden cemaatleşme” yazısıdır.
“Afili Filintalar”ı yaklaşık bir ay önce http://kultur.sol.org.tr adresinde incelemeye başladım. Şu ana kadar üç yazı yayınlandı*. Bu işe girişirken de meramımı şöyle dile getirmiştim: “Geçen sene bu aylarda açılan ‘Afili Filintalar’; hızlı blog takipçileri ve edebiyat çevreleri tarafından bilinir. Cemaatçilikten liberalliğe, postmodernizmden sola uzanan bu geniş yelpazede, “ayrı dünyaların insanı” olan bu kadar yazar, çizer, gazeteci ve yönetmeni bir arada tutan şey nedir? Öyle ya, özellikle sol görüşlü aydınların bile aynı yayında, aynı yerde (söyleşi, panel vb.) bir arada durmaktan imtina ettikleri bilinir ve eleştirilirken, farklı kaygıları olan bu insanlar nasıl olup da ortak bir projenin öğesi olabilirler? Kaldı ki, bu bir araya gelişin saikleri arasında sadece “kültür-sanat” olmadığı da açık olarak görülmekte… Bir “ideolojiler” savaşında baskın taraf olabilmek ya da kendini ifade etmek, burada yazmak için yeterli sebep olabilir mi?